Türkiye’de genel olarak gitara, özel olarak da klasik gitara olan ilgi giderek artıyor. Artık konservatuarlarda gitar bölümleri, iyi öğretmenler ve bu enstrümana gönül vermiş çok sayıda yetenekli gençler var.


Ancak gitar geleneğinin henüz mayalanma aşamasında olan bir ülkede, doğal olarak “gitar yapımı” henüz emekleme döneminde, belki de değil bile. O zaman akla gelen ilk soru, gerçekten konser kalitesinde bir gitara nasıl sahip olacağımızdır.

Türkiye’de gitar yapmaya soyunmuş, hem de bu alanda eğitim almaksızın kendi kendine öğrenen birisi olarak dünya standartlarında gitar yapmak, kimilerine - haklı olarak- çok iddialı bir girişim olarak görünecektir. Ancak inanıyorum ki; yeterli sabrınız, araştırma ve öğrenme azminiz ve de başarma tutkunuz varsa, başlangıçta bir ütopya gibi görünen bu hedef hiç de ulaşılmaz değildir.

Eğer yaptığınız ilk gitarda dahi başarılı olmuş iseniz ve yaptığınız her gitar önceki gitarlarınızı geçmiş ise, bu hedefin bir ütopya olmadığına dair bir umut beslemek için yeterli sebebiniz var demektir.